20 Nisan 2015 Pazartesi

Timeless




   Zaman çok çabuk geçiyor, bir yandan zamana engel olmak istesek de, bir yandan da aman çabuk geçsin günler ilerlesin her şey çok çabuk geçsin ama  istediklerimizi bir şekilde elde ettikten sonra zamanın aniden durmasını ve yavaşlamasını isteriz. Bazen uyuruz acılarımız dinsin diye, bazen sevdiğimiz kişinin yanındayken hatimler indiririz zaman yavaş aksın diye. Sorun bizde mi yoksa zamanı kontrol edende mi?

   Ama zaman içinde o kadar değerli anılar edineceğiz ki bazılarını hayatımız boyunca bir an bile unutmaycaz gibi bazılarınıysa tam o an silmeyi unutmayı deneyeceğiz ama bu çoğu zaman başarılıda olmayacak. Hep öyle olmadı mı? Hem kim kötü anı biriktirmek ister ki. Herkes hayatı boyunca iyi anıları biriktirmeye çalışır aslında hayatımızda tek yaptığımız bu, bol bol iyi anı biriktirmek..


   O gitti ve 2 hafta boyunca ondan ne haber alabildim ne de bir başka bir şey. Zaman, twitter adresini bulmuştum, Şimdi elimde ne kalmıştı ki? Bir fotoğraf yayımlamıştı, bavul fotoğrafları ve fotoğraflarının altına elveda İstanbul yazmıştı. Ama senin Hermes kokunu benim yanımdan ayırman bir suç değil mi? Madem gidecektin neden alıştırdın o hafif sert kokuna? Bütün dünyam başıma yıkılmadı mı? Yıkıldı.

Bilmiyorum, gidecek ve haftalarca gelmeyecek sandım. O yanımda dururken hangi sıfatı taşıdığı umurumda olmayan birisiydi ve tam bulmuşken yok olması, bu boşluğu anlatmak imkansız gibi. Benim için etrafımda olması bile yetiyor ve artıyordu bile. Yıl olmuş gibi gelmişti. Ben ertesi gün onu görebilmek için dayanamazken 2 hafta benim için bir kaç aya denk oldu. Zaman benim için o kadar yavaş aktı ki ne saatlerin farkına vardım nede günlerin. Sınıfın kapısından her an gelir diye umdukça, hiç gelmedi.


   Zaman, daha önce zor uğraşlarım sayesinde bulduğum, tek ulaşabileceğim iletişim noktası twitterdı. Tabi ki okuldaki hiç kimseye telefon numaramı dahi vermediğim için telefondan ulaşamazdım, bu hataya düştüm. Aslında kimseye vermediğime gram pişman değilim. Ama ona vermediğim için pişmanım. Kimseye güvenim yok ama zamanla kime güvenip güvenmeyeceğimi gayet tabi öğrendim. Yaptığım şeylere katlandım. Bende bıraktığı bu iki haftalık boşluk, beni etkilemeye yetti de arttı. Bir kaç hafta daha gelmez diye umduğum bir gün okula gitmek için servis bekleyeceğim yere gidiyordum. Sınıftan tanıdık simalar görünce yanlarına gittim. Yalnız kimsenin yüzlerine bakıyorum.






  -Boleyn!






   İrkildim. Emin olmadım önce. Bekledim. Hani biri bişi der duyarsınız ama onu hemen kavrayamazsınız hazmetmek için beklersiniz ya. Bekledim. Ve sonra anladım. O sırada bir çift mavi göz benim üstümde geziniyordu. Tanrı şahidimdir, o gün merdivenlerde duymayı istediğim ses, bir daha ismimi telaffuz ediyordu.  Başımı sola çevirdim yüzünü dahi görmedim atladım boynuna. Bunu ben mi yaptım diye düşünmedim. Diğerleri neder diye düşünmedim sadece yaptım. Ona kocaman sarıldım. O da şaşırdı başta elleri havada kaldı sonra oda bana sarıldı. Sevgili değildik, hatta o asla bir erkeğe öyle duygular beslemez. Çok yakın arkadaşta değildik. Ama sarıldık. Çünkü özledik bence bu yeterli bir bahane.


   Zaman ondan sonra hızla akıp gitti, seviye tamamlama bitirme adını siz koyun her neyse onu olduk. Pazartesi yazma ve gramer sınavına girdik. Benimkiler iyi geçti, o kadar sıkıntılı bir sınav değildi bana göre tabi Mavi gözlü zippolu çocuğumuzda göre öyleydi takriben ya 90 yada 100 alacaktık. Ertesi gün konuşma sınavı için geldik okula yaklaşık 3dk hocalarla içeride kalıyorsunuz. Yalnızca 3 dakika için okula gelmiş olmuştuk. Bunların hiç biri önemsizdi benim için. Mavi göz liste sonuna yakındı. Büyük bir çoğunluk sınavını olmasına rağmen koridorda baya bir kişi vardı. Ben sınavımı olurken o benim eşyalarıma sahip çıktı taşıdı. Bende sınavımı tamamladım. Etrafımı herkes sardı, ne sordular ne sorgular diye. Sınavda bir soruyu anlayamadım, hocanın aksanından dolayı kaynaklandı oda benim moralimi bozdu. Ama büyük bir dert değildi bu. Benden sonra yaklaşık yarım saate yakın bir süre onun sınav saatinin gelmesini bekledik.

   O sınava girerken ben kapalı olan camların hemen dibindeki korkuluk demirlerin üstüne oturdum. Yaklaşık herkesten yarım metre yukarıdan bakıyordum. Sınavımın nasıl geçtiğini düşünüyordum vede Mavişi merak ediyordum. Etrafıma bakınıyordum. Sınav süresi olan 3 dk dolmuştu, gözümü kapıya dikmiştim. Zaten oturduğum yer tam sınıfın kapısını görüyordu. O sıralarda sınıftan çıktı, ben ona kilitlendim masumane bir şekilde. İçimden Tanrım ne olur iyi geçmiş olsun duaları ediyordum, kalbim baya ağzımda, kendi sınavımda bu kadar heyecanlanmamıştım. Bana doğru bir kaç adım attı, etrafını beş on kişi kuşattı, herkes merak ediyordu içeride ne sorulduğunu onun sınavının nasıl geçtiğini. Ama o soruları yanıtlama bir yana duymuyordu bile sadece Mavi gözlerini bana çevirdi derin derin baktı ve bir daha hiç koparmadı. Yutkundum. Bende gözlerimi onunkilerle buluşturdum. Daha sonra gözlerimiz hiç kopmamak üzere buluştu. Hayatımda daha önce böyle bir çekim yaşadığımı sanmıyorum.  Bana doğru bir adım attı. Hala kalabalıktan sıyrılmaya çalışıyordu. Gözleri hala benim gözlerimde.  Yürümüyordu sanki denizin içinden bana doğru yüzüyordu hemde durmadan kulaçlar atıyordu. Bir başka  adım daha attı. Aramızda yaklaşık 3 adım daha vardı. Etrafındakileri ona soru yağmuruna tutuyordu ama onun umurunda dahi değildi. Tebessüm ettim. Elimle biraz daha gelmesini işaret ettim. Elime hiç bakmadı, gözleri gözlerimdeydi. Bana daha da yaklaşmak için yöneldi. Tanrım hipnoz böyle bir şey mi?


   Hermes kokusunu duymaya başlamıştım. Bütün kokusunu ciğerlerime çektim, gözlerim bulanmıştı, düşünememeye başlamıştım. Sanki bana bakması kendimi kaybetmememe yetmiyormuş gibi birde kokusunu duyunca daha da kaybediyordum. İşte benimde uyuşturucum buydu. 

   Gülümseyerek daha da yaklaştı gözlerini bir saniye dahi koparmadan. Ben onun gözlerinde boğuluncaya kadar durmadan yüzdüm. İşte bu anı hayatım boyunca unutamayacağım. 
   Umarım da unutmam...

9 yorum:

  1. kendi üni yıllarıma gittim ne kadar güzel ve masumane yıllar, aşklar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Masumane ve saf. Kendi içimizde yaşadığımız duygular. Aşklar ;)
      Teşekkürler OGBD

      Sil
  2. Aaa köpek ! Benle konuşurken hiç anlatmıyorsun bunları ! -.-
    NELER OLMUŞ NELER! O.O
    ay böyle yaşamayı çok istediğim ama yaşayamadığım bir duyguyu atmosferi anlatmışsın böyle aynısını yaşamış gibi oldum kalbim pırpır etti.
    ♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡

    Ama bana bak bem sana demiştim di mi bu çocuk kendini keşfedememiş gay ya da biseksuel diye kesinlikle öyle içimden bir his kuvvetli şekilde böyle söylüyor. ♡

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. He çok önemli bir soru sormam lazım. O.o

      Sil
    2. E heyecanı kalmaz Gülşah'cım.
      Yah yerim seni benim nasıl yaşadığımı bir bilsen. Belki güncelliye bilirim

      Malesef Gülşah'cım gay olsaydı bile gayliğim olduğu için benimle ilgilensin istemezdim. Benim ben olduğum için ilgilendiği için seviyorum onu. Beni öyle sevsin zaten.

      Sor elbette.

      Sil
    3. Duygularını öyle bi ifade etmişsin ki burdan ben yaşamış gibi oldum *.* zaten bana konuşurken anlatsaydın ben burda okumuş olcaktim cıks böyle daha iyi anlatma en iyisi burdan okumak tatlım. ♡
      Devamını bekliyorum sabırsızlikla*.*

      Sil
    4. Yah ben seni boşuna blogger kankim seçmedim :)

      Sil
  3. Dizi tadında okudum ne yalan söyliyim bir an ikizini gözümün önünde hayal etmedim değil ayy ne romantik bir an senin yüzünden yine hayalperst'liğe döndüm minik kelebeğim ama ikinizi yerlerya umarım oda sana güzel duygular düşünceler besliyordur bir ara ağzından laf almaya çalış olurmu bakıyorum yine fazladan değerverilmeler görüyorum işallah sonu güzel olur rabbim'den dileğim sizlere bu öpüldün tatlı kelebeğim <3
    MJG'den Kucak Dolusu Sevgiler <3

    YanıtlaSil

Hadi yaz birşeyler, düşünceni bilelim;